Pazar, Ocak 9

Kardeş Başka!


Dolunay Emir Erem
 Şimdi belki bir saate dersim var ve hala baş havlum saçlarıma sarılmış vaziyette ama ben birşeyler yazmak istiyorum. Güldüğüm zamanlardan biri değil takdir edersiniz ki ama şu yazıda tek istediğim biraz gülütmek sizleri. Ben 5 Şubat 94 doğumluyum. Ailemin geçen seneye kadar en küçük kızıydım. 4 kardeşin en küçüğü. Babama vız gelse de annem tarafından çok kez kayırılırdım. Ufaktan bir şımarıklığım vardır ona karşı bu sebepten. Ama dediğim gibi, saltanatım 15 sene sürdü. Şu an 1 hatta 1,5 yaşında bir kardeşim var. Yani papucum damlarda geziyor. Anne ve babamın ilk erkek çocuğu. Ve. Nasıl desem. Bir bebekten çok daha fazlası. Sadece onlar için değil tabii ki. Ablam ve benim için de öyle. Doğduğu günden bu güne, ilgi ve sevgimiz ne kadar varsa hepsini gönüllü olarak ona adadık. Ablam 2. bense 3. annesi rolünü oynuyoruz. Ablamı baya çıldırtsa da onu çok sevdiğini görmemek imkansız. Hatta bazen televizyon izlerken sarılıp oturuyorlar falan, kıskanıyorum çaktırmayın. -_-
[Part 2] - Dersaneden geldim, yarım bıraktığım yazıya devam etme zamanı. Bebekler dünyanın en saf güzellikteki şeyleri. Bunu herkes bilir. Kardeşim diye mi bilmiyorum ama benim için o "dünya'nın ötesinde" bir şey. Şu an 1.5 yaşında, yürüyor, yarım yamalak konuşuyor, çok ilginç mimikleri, çok gıcık huyları, sarı saçları, mavi gözleri var. Işığa tepkisi : Açtiii - Papappiiii! Böyle böyle hepimizi gülme krizine sokuyor evde. ATTAA krizlerimiz, ennememe ağlamalarımızla evce çıldırıyoruz. Beni masamdan kaldırıyor, elimdem tutup kapıya götürüyor. Diyorum - Eee emir, ne ayak. -Attaaa! Neni. Ditti. diyor. Deniz gitti hadi gidelim. Emirce. Allah'ım. Kekerlerini de bana vermiyor. Alıyorum elinden bir tane ağzma atıcam tam dudağımın yanına getiriyorum kapıyor elimden. Ya da diyorum Mir ver bir keker. I ııııh diye bağırıyor. Geçen istedim bir tane çıkarttı paketinden. Ben de heyecan yaptım bir ilke imza atıyoruz diye, elime getirdi koydu kekeri. 2 sn sonra aldı kendi ağzına attı. Sonra da koştu kaçtı odadan. Manyak.
Sabah akşam ayrı maceraları var. Oturmaya alıştı şu an inanır mısınız ne bulsa üzerine oturuyor. Kitabı koyuyor, üstüne oturuyor, kutuyu buluyor üstüne oturuyor falan. Gülmekten ölüyorum. Puf aldık ona şimdi oturup üzerinde zıplıyor masaya tutunup. Falan filan. Türlü türlü şeyler. Emir de böyle işte. Kardeşi olanlar anlayacaktır eminin ki. Herkese iyi akşamlaar. :)



9 yorum:

  1. Eneem çok tatlıymış bu Mir :))
    Hep birlikte beraber ve mutlu olun inşallah :)

    YanıtlaSil
  2. Öyledir öyledir. :))
    Hepimiz mutlu olalım. Teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  3. off hemde nasıl benim en küçük kardeşimle aramda 10 yaş var, küçük olsamda ozamanlar hatırlıyorum doğduğu zamanı, ona bakmamızı, birde 7 aylık doğmuştu küçücüktü, pamuğu ıslatıp ağzına sıkıyolardı su içmesi için.. Öyle güzel yazmışsın ki suratımda salak bi sırıtmayla ozamanları hayal ettim resmen :)

    YanıtlaSil
  4. Ay ne kadar .. güzeel. Benim ablam da 7 aylık doğmuş, avuç içi kadarmış, sesi falan çıkmıyormuş. Nasıl güzeldir onu on yaşında kardeşin olarak görebilmen, sevebilmen. Kıskançlık vardır ama o yaşta değil mi? :)
    Yorumun için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. yok yaa ben kıskanmıyordumda ben 10 yaşındayken 7 yaşında olan erkek kardeşim kıskanıyodu baya, ama her haliyle güzeller.. keşke bende okulu bitirsem evlensemde çocuğum olsa :)

    YanıtlaSil
  6. Ben kıskanırdım eminim ki 10 yaşımda. Tebrik ediyorum seni.
    Önceden hiç çocuk sevgim yoktu. Bebeğim olsun tarzında. Ama emir olduktan sonra annemle aralarındaki aşkı görünce insan "Aağy. Ben de çocuğumla böyle olacak mıyım... Çocuğumla mı? A aa noluyor la." oluyor. :)

    YanıtlaSil
  7. ufff çok şanslısın küçük bir kardeşin olduğu için! ayrıca ne kadar tatlı ne kadar ne kadar..

    YanıtlaSil
  8. Teşekkür ederiz Mia ablası.
    Ben de çok sanslı hissediyorum onun ablası olduğum için kendimi. :)

    YanıtlaSil